Son Yazılarım

Kategorilerim

    Arkadaşlarım

    Bağlantılarım

    TÜRKİYE

    27/10/2009 ·

     Doğal güzellikleri çok fazla ve ziyaret edilecek birçok yer var.
    dağları yeşillikleri çok güzel ve birde çevreyi ve tarihi eserlerimizi kirletmemeliyiz bunlar turizmden para getirir ve tarihi eserlerimizi korumazsak turizm alanında geri kalırız ve  para k
    aybı yaşarız devletin bu önlemleri alması gerekir.
    örnek: pamukkale kireçlerden oluşmuşdur ve bu kireçler gittikçe sararmaktadır ve devletimiz bunun için bazı önlemler almıştır. ve en beğendiğim tarihi eserlerden biri de kapadokyada bulunan peri bacaları.
    hikayesi:  hasan ve erciyes dağının lav püskürtmesiyle oluşan tüfler yağmur ve rüzgardan dolayı kayaları sertleştirmiştir ve değişik şekiller ortaya çıkmıştır insanlar peri bacalarını yiyecek deposu olarak da kullanmışlardır ve bu peri bacalarını olsa olsa ancak periler yapar dediklerinden dolayı bu kayalara peri bacaları demişler. ve taşköprü.
    hikayesi: taşköprü adanada bulunmaktadır ve romalılar tarafından yapılmıştır. ve bu köprü 2168 yıldır var  olmaktadır ve dünyanın en çok ayakta duran köprüsü olarak bilinir ve 2007,2008 yıllarında trafiğe açıkken şimdi ise araç trafiğine kapalıdır. ve bunlardan bazılarıda toprakkale yılankale mimar sinanın eseri olan ayasofya camiisi

    YAZAR 11 yaşında ilköğretim 5.sınıf  öğrencisidir.

    Yorum (yok) Yorum yaz!

    ADANA MEYDANINDA BİR GÜN

    26/10/2009 ·

    bu meydana taşıt girmiyormu yani?

    giriyor ama  acil durumlar için polis itfaiye ve ambulans girebilir onun harcinde taşıt girmesi yasak. 

    çok büyük bir meydanmış.

     evet aslında burası bir nevi çukurovanın buluşma noktası  adananın bütün mahallelerininin bir şekilde bu meydanla bağlantısı vardır. bir milyon insanı rahatlıkla alabilecek büyüklükte.

     vallahi ne diyeceğimi şaşırdım ben türkiyede böyle bir yer olduğunu inanın bilmiyordum ne bilim ben taksim ve kızılay meydanlarını meydan zannediyordum. büyüklüğünden çok meydanın işlevselliği beni şaşırttı yani evinden bisikletine binen yada yürüyüş yapan her adanalının yolu direk bu meydana çıkabiliyor.

    sanki burada herkes sanatçı ya kimi hekeltıraş kimi resasam kimi destan okuyor.

    aslında bu sanatçıların geneli bu işi profesyonel anlamda yapmıyor bir çoğu bu işi hoby olarak yapıyor. yani kahvede okey oynamak yada balık tutmak gibi bişi onlar için.

    şu bibloda ki tasvirnedir?

    şahmeran;  çukurova  halkının hala belleklerinde canlılığını koruyan şahmeran tasviridir. yılanla insanın dotluğunu anlatır. bu yüzden  çukurova halkı yılanlara karşı türkiyenin diğer bölgelerine göre  daha müsamahalıdır.

    dostum, ilginç insanlarsınız.

    unutma ki anadoluyu her ne kadar hititler yönettiyse de hititileride kizuwatnalılar yönetirdi.

     peki gözüme  müzisyenler çarptı keman saz vs her tür müzk yapan sokak çalgıcıları var bunlar beledyeden maaş mı alıyorlar.

     uygulama ilk başladığında belediye ücret ödüyordu şimdi sanmıyorum. herkes bir şekilde buarada sanatını icra etmek için can atıyor.

     küçük tiyatro gruplarıda gördüm.

    evet tiyatro oyunlarıda sergileniyor.  hatta mersin ve hataydan günü birlik gelen müzisyenler olduğunu biliyorum . işin en güzel yanı burda zaman zaman büyük konserler verilir konsere gelenlerin en az yarısı çevre illerden gelir.

    şuna bak ya  sadece bir meydan düzenlemesi kenti nasıl değiştirmiş. turizm, sanat ve ticareti tek kalemde toplamış.  ya baksana iz meydanın tamamını gezdik mi?

    hayır . bu meydanın altı şehir genelde sanat atölyeleri hediyelik eşya vs satanalar var.

    ırmak kenarı kaldı birde değilmi gezmediğimiz?

    evet orada genelde nehire nazır restoranlar, oteller   ve çay bahçeleri var.

    arkadaşım varya siz gerçekten yalancı cennette yaşıyorsunuz.

    evet bundan on yıl önce gelseydin cehennemi görecektin!!

    Yorum (yok) Yorum yaz!

    BİR ESER BIRAK

    26/10/2009 ·

         Türkiye de herhengi bir il de herhangi birini yolda durdurup  adana denilince aklınıza  ne geliyor diye sorsak
    1-kebab
    2-kabadayılık
    3-pamuk, ağa vs birini söyleyecektir yani üç aşağı beş yukarı buna benzer bir sıralama yapacaktır.

        bu sıralamayı alt alta da üst üste de yapsak adananın değerine değer katar mı? bence katmaz
    zaten halimize bakınca da katmadığı da ortadadır.
     peki bu özellikler bir değer ifade etmiyorsa  neden her bulundugumuz ortamda bunları marifet gibi anlatırız. ve bu şekilde anılmaktan da mutluluk duyarız.

                                              peki bizim yani adananın adanalının başka marifeti, değeri yokmudur?
     bu topraklar başka karacaoğlan, dadaloğlu yetiştirmedi mi? yaşar kemal tahtını kime bırakacak? aklımıza gelmeyen nice değerlerin halefleri kim? sanırım halefleri yetiştiremedik.
    sıradan bir memur olarak ben dahil  bu konuda sorumluluk sahibiyiz çocuklarımızın kabiliyet ve yeteneklerini göz önüne alarak ya ilim  yada sanat adamını yetiştiricez bir yaşar kemal, yada suna kan olamazsa onların yarısı olsun. ama bir hiç olmasınlar. 
                    
                                      bugün her birimiz bir şekilde bir işin ucundan tutuyoruz. kimimiz sıradan bir  memur asker yada polis veya esnaf   ve benim gibi sizlerde çok defa şahit olmuşsunuzdur. bu ünvaları söylerken şöyle bir kabaranları çoktur.  halbuki öldükten sonra  bu dünyada arkasından yaşadığının onda biri kadar dahi anılmayacak.  zaman  onun siciline kocaman bir sıfırı yazmış olacak.

     burdan  şunu anlatmak istiyorum eğer kişisel olarak kendi yetersizliğimizin idrakı içinde olursak sıfırdan artıya geçmek için ilk adımı atmış oluruz. bu hem bireysel hem toplumsal bir ivme ve katmadeğer yaratacaktır.  örnekleyelim bugün 60 yaşında birisi kardeşim ben bu yaştan sonra ne yapabilirim diye düşünebilir. bir ağaç dik  ki sen ölünce bu ağacı filan amca dikmişti diyelim sizi anmaya bahanemiz olsun. 

     

    Yorum (yok) Yorum yaz!

    YAMUK KENT

    25/10/2009 ·

    yıllardır bilen bilmeyen herkes bir şeyler yazdı söyledi. bende adana ya dair birşeyler söylemek istiyorum. maksadım söylemekten öte aslında bu kötü gidişi eleştirmek. 
              hepimiz biliriz ki su neredeyse medeniyet oradadır. tepebağ höyüğüde yani eski adana bu tezimizi doğrular seyhan nehrinin hemen kıyısında kurulmuştur . tüm medeniyetlerde bu böyledir  su nerde yerleşim oradadır çağımızda ise su nerede güzel ve büyük metropoller oradadır. yani  büyük  ve ihitşamlı kentler genelde  bir ırmağı ortasına alır  ve kent ırmağın iki yakasında yükselir. ırmak kentin kıyısından akıp gitmez  ortasından akar . tabii adana hariç bizim seyhan ırmağımız adananın ortasından değil kıyısından akar gider.  yüreğir kent değil mi adaan değil mi diyeceksiniz evet yüreğir  idari ve coğrafi olarak adanaya aittir  ama imar açısından kent bütünlüğü açısından adanaya ait değildir. bu yüzden ırmağın yüreğir tarafı sadece yerleşim yeridir kent olmadığı için seyhan nehri adananın ortasından  geçmiş olmaz kıyısından geçer çünkü adana kent olarak doguda girne köprüsünde biter.

                   peki  neden böyle bir durumla karşı karşıyayız. efendim dilimiz döndüğünce anlatalım. bildiğimiz üzere eski sisteme göre adana iki merkez ilçeden oluşan bir kentti yüreğir ve seyhan yani birinin diğerine hukuki veya siyasi bir üstünlüğü yoktur. demem o ki eski vilayetin yerine yeni vilayet yapılırken bu bina yüreğirede kurulabilirdi. büyükşehir hizmet binası  yeni yapılan adliye binası bağkur ssk bölge müdürlüğü aklınıza gelebilecek tümü kamu binaları ırmağın iki yakasına serpiştirilebilirdi  bu şekilde eski kent merkezi olan küçük saat kuruköprü  deki tarfik sıkışıklığı önlenmiş olurdu.
          yüreğirin hiç değilse doguda asri mezarlık kuzeyde kiremithaneyi içine alan yerleşim yerlerine imar izni çok katlı olarak verilmiş olsaydı kuzey adananın karaisalıya kadar uzanmasına gerek kalmazdı. diyeceksiniz ki efendim zemin buna musait değil hilton otelini gözden mi çıkardı sabancılar  yeni yapılacak sheraton oteli yıkılsın diye mi yapıyorlar reşatbeyin ırmak kıyısındaki çok katlı yapıları yıkılmıyorda  çok katlı yapılar yüreğire yapılırsa mı yıkılacak.

    bugün adanaın kabasakal ruhsağlığı gibi en kuzey noktasında oturan insanları düşünün eğer adanayı kabasakala dogru genişletmek yerine girne köprüsünün doğusuna doğru yani seyhan nehrini araya alacak şekilde bri imarlaşmaya gidilseydi bugun kabasakalda oturan bir aile şehir merkezine daha yakın bir noktada yani yüreğir kısmında oturuyor olacaktı.
     yüreğirin sinanpaşasına yavuzlarına, cumhuriyetine  çok katlı yapılaşamaya olanak sağlayan imarlar verilip  bulvarlar yapılsaydı ne işi vardı bu insanların adananın kuzeyinde.
     

    Yorum (yok) Yorum yaz!